AI Herkesi Güzelleştirdi.
Mobilya Sektörü Şimdi Ne Yapacak?
Bir süredir şehirler aynı yüzlerle dolu.
Estetik merkezleri çoğaldı.
Güzellik erişilebilir oldu.
Sonuç: Daha düzgün yüzler, ama birbirine daha çok benzeyen insanlar.
Bu bir güzellik meselesi değil.
Bu bir eşitlenme meselesi.
Yapay zekâ bugün tam olarak bunu yapıyor.
Estetiği hızlandırıyor.
Ulaşılabilir kılıyor.
Ve herkesi “iyi” seviyesine çekiyor.
Mobilya sektörü bu eşitlenmenin tam ortasında.
AI ile görseller daha iyi.
Sunumlar daha pürüzsüz.
Videolar daha sinematik.
Web siteleri daha “doğru”.
Artık çirkin marka neredeyse yok.
Ama ayırt edici marka da hızla azalıyor.
Tıpkı estetik sonrası yüzler gibi.
Kimse kötü görünmüyor.
Ama kimse hatırlanmıyor.
Bolluk çağında sorun kalite değildir.
Sorun, ayırt edilebilirliktir.
AI, markalara görünürlük verdi.
Ama anlam üretmedi.
AI estetik sundu.
Ama duruş inşa etmedi.
Bugün hâlâ pazarlama;
“ne kadar güzeliz” diliyle konuşuyor.
Oysa müşterinin zihninde tek bir soru yok.
Bir soru seti var.
“Bu güzel ama güvenilir mi?”
“Sorun çıktığında arkasında durur mu?”
“Yarın da aynı şekilde devam eder mi?”
“Beni yarı yolda bırakır mı?”
İletişim dili de bu yüzden değişmek zorunda.
Artık hayal kurdurmak yetmiyor.
Netlik gerekiyor.
Daha az iddia.
Daha çok açıklık.
Daha az süs.
Daha çok sebep.
Mobilya sektörü için yeni iletişim dili,
AI’nin sunduğu estetiği reddetmek değil;
onu insan niyetiyle çerçevelemek zorunda.
Çünkü AI herkesi güzelleştirdi.
Ama karakter hâlâ insana ait.
Ve gelecekte hatırlanacak olanlar;
en güzel görünenler değil,
neden öyle göründüğünü anlatabilenler olacak.
Fatih Yıldırım
Dijital Düşünür / Marka İletişimi Stratejisti

