Değişen Dünyada Değişimi Doğru Okuyun…

Burak Abdurrahman Hopyar

AÇLIK KRİZLERİNE SON! İŞTE TOK TUTAN BESİNLER...

Çiğdem Cılum

ÇOCUKLARA TRAFİK EĞİTİMİNİ ERKEN YAŞTA VERMELİYİZ!

Ercan Aydin

Çift Mesaj, Tek Kadın: Hükümetin Büyük İletişim İkilemi

Fatih Yıldırım

GARDAŞ

HAMZA SÜNGÜ

Gelin Gülle Başlayalım Şiire Atalara Uyarak

Harun DEMİR

BİR TÜRKİYE GERÇEĞİ

İsmail Arslan

HEP BERABER DUR DİYELİM!

Salih BERBER

İsmail Arslan


Güç koltukta değil, sistemdedir!

Patronun varlığıyla ayakta duran şirketler değil, kurallarla ve kurumlarla ayakta duran şirketler büyüyor.


Türkiye’de koltuğa yapışma meselesi sadece siyasetçilere özgü değil. Birçok patron da gücü, kontrolü ve iktidarı kaybetmemek için koltuğunu bırakmak istemiyor.

Yetki devri, profesyonel yönetime alan açmak ya da işi sistemlere emanet etmek çoğu zaman zayıflık olarak algılanıyor. “Kontrol giderse güç gider” korkusu devreye giriyor.

Oysa tablo tam tersini söylüyor.

Uzun ömürlü, başarılı işletmelere baktığınızda şunu görüyorsunuz:

Güç koltukta değil, sistemdedir.

Patronun varlığıyla ayakta duran şirketler değil, kurallarla ve kurumlarla ayakta duran şirketler büyüyor.

Gerçek liderlik koltuğu sıkı sıkıya tutmak değil, koltuğu doğru zamanda boşaltabilecek cesareti gösterebilmektir. 

 

....... ....... ........

 

ASIL REKABET NEREDE

Bugünün dünyasında rekabet artık sadece ürünle, fiyatla ya da pazar payıyla yürümüyor. Asıl rekabet insan kaynağı üzerinden yaşanıyor.

Büyük ölçekli küresel şirketler bunu çok net görüyor.

Türkiye’nin en yetişmiş, en yetkin, en becerikli insanlarını çekiyor, bu insanları kendi uzun vadeli stratejilerinin bir parçası hâline getiriyor.

Bu insanları çekemeyen şirketler ne yapıyor?

Yerinde sayıyor. Hatta fark etmeden rekabetten düşüyor.

Başarılı ülkelere bakın.

Başarılı işletmelere bakın.

Hepsinin arkasında aynı gerçek var:

Doğru insan, doğru yerde, doğru sistemle çalışıyor.

Eğer rekabette üstün gelmek isteniyorsa, yetişmiş, yetkin ve becerikli insan kaynağını şirketlere çekmek ve tutmak zorundayız.

Japon kültüründe “adaptasyon kültürü” çok güçlü bir koddur. Aile değerlerine, kültürüne ve iş ahlakına uyan bir yöneticiyi veya damadı gerekirse soyadı değiştirilerek aileye dahil edilir.

Hatta damatlar bile bu yolla aile üyesi yapılır.

 

Evlatlık Türkiye’de aile, kan bağı üzerinden tanımlanır. Kültürel olarak “yönetici evlat” fikri pek karşılık bulmaz. Evladı yönetici yapmak ana amaçtır.

Özellikle ülkemizdeki olumsuz ekonomik göstergelerden ötürü, madem yatırım yapamıyoruz bari “gezelim, tozalım, yiyelim içelim” diyen bir kitle türedi gibi. 

Tabi elde de “nakit yerine” kredi kartı olunca, harcanan tutar kazanılandan çok olmaya başladı.

1

Sadece not devri bitiyor..

2

Ali Erbaş'ın yeni görevi belli oldu

3

Üniversite öğrencilerinden acı haber!

4

En düşük emekli maaşı 20 bin TL'ye yükseliyor

5

Cumhurbaşkanı Erdoğan tehlikeye dikkat çekti! Aile kurumu büyük saldırı altında..

6

Lodostan zarar gören seralara Büyükşehir desteği

7

İnegöl'de evden para çalan hırsız cezaevine gönderildi!

8

İnegöl'de mobilya alınacak adresler

9

İnegöl'de gençlik yılı için 8 tema belirlendi

10

Araç sahiplerine kötü haber!

11

Geçmişin kültürel mirası İnegöl'de bugünün gençleriyle buluşturuldu..

12

İnegöl'de genç nüfus sayısı belli oldu

13

Büyükşehir Hentbol Takımı ligde ve Avrupa’da fırtına gibi esiyor

14

Trafik terörüne ağır yaptırımlar geliyor!

15

İnegöl'de eve giren hırsız ev sahibi kadınla karşılaşınca..

16

İnegöl Ertuğrulgazi Mahallesi'nde korkutan kaza!

17

İnegöl'de aranan şahıs polise takıldı!

18

Bursa'nın dağ yöresine arı kovanı desteği

19

ATM'lerde nakit çekme limitleri artırıldı

20

İnegöl taraftarına kabul edilemez ırkçılık suçlaması!

21

Nene Hatun Kavşağı'nda kaza; 2 yaralı!

Perşembe -2.1 ° / -10.1 °
Cuma 2.2 ° / -7.7 °
Cumartesi 2.6 ° / -0.9 °
  • BIST 100

    15173,95%0,35
  • DOLAR

    43,19% 0,04
  • EURO

    50,24% -0,12
  • GRAM ALTIN

    6371,95% -0,90
  • Ç. ALTIN

    10334,11% -0,35