Başarılı insanlara ve ülkelere baktığınızda çalışkanlık dışında ortak bir gerçek görürsünüz: Kaynağa yakınlık.
Yetenekli ve eğitimli olmak önemlidir ama tek başına yetmez; doğru ekosistem, doğru kültür, doğru ağ ve doğru zaman gerekir. Örneğin Steve Jobs, Suriyeli bir ailenin evladıydı; aynı potansiyelle Suriye’de kalsaydı bu başarı hikâyesi yazılmayabilirdi. Çünkü başarı, bireyin olduğu kadar içinde bulunduğu sistemin ve kültürün ürünüdür.
Türkiye sosyolojisinde de tablo farklı değil. Siyasi parti üyeliği, patronlara yakınlık, güçlü ilişkiler…
Bunlar çoğu zaman “torpil” diye küçümsenir; oysa bu ülkede başarı, büyük ölçüde ilişki sermayesiyle yürür.
Hedef verdiğiniz anda beyin dağılmayı bırakır.
Odaklanır. Çünkü beyin belirsizliği sevmez, rota ister.
Bu arada İnegöl ün sokakları için asfalt döküm zamanı gelmedi mi? Yurt dışından ticaret için gelen misafirlerimiz karşısında ciddi mahçup oluyoruz!
İsmail Arslan/Pazarlamacı
